REFİKA

REFİKA                                                                                                                                                                                        

I.Dünya Harbinden önceki yıllarda Adatepe’de güzeller güzeli Refika adında bir kız yaşardı. Refika güzelliğiyle olduğu kadar iyiliği,yardımseverliği ve neşeli kişiliğiyle de köylülerin kalplerine taht kurmuştu. Bir de güzel sesi vardı ki, o söylerken herkes susar hayran hayran onu izlerdi. Sadece Adatepe’de değil civar köylerde de nam salmıştı Refika. Onsuz düğün olmaz, O da kimseyi kırmaz, her çağırıldığı düğüne mutlaka giderdi. Düğünler Refika’yla şenlenirdi adeta. Zeytinler olgunlaşıp ta toplanma zamanı gelince tüm köy halkı hep birlikte toplardı zeytinleri. Refika kendi zeytinlerini topladıktan sonra yardım ederdi diğerlerine. Bir başka olurdu zeytin yüklü dalların gölgesinde O’nun sesinden türküler.Bilirdi ne çok sevildiğini; bilirdi de bilmez gibi yapardı sanki. O bu kadar sevilirken yörede, nasıl olduysa hiç kimseye gönlü düşmemişti, muhacir Ali’yi görene dek.

Muhacir Ali köyde yiğitliğiyle tanınan yavuz bir delikanlıydı. Refika’nın zeytin karası gözlerine o da vurulmuştu hanidir. Kalpleri sevdaya yelken açmıştı Ege’nin mavi sularına karşı zeytinliklerle kaplı tepelerde. Ali, O’nu sakınır saklar olmuştu her gözden. Ve söz vermişti Refika evlendikten sonra bir tek Ali’sine şarkı söyleyeceğine.Köyde bir kalp daha vardı ki; çılgınca Refika için atıyordu. Hem evliydi hem çocuklu. Söz dinletemiyordu kalbine ve güzeller güzelinin yollarına çıkar olmuştu sanki tesadüf etmiş gibi. Refika görür görmez gibi yapar, duyar duymaz gibi yapar, bilir bilmez gibi yapardı o köylünün ilgisini. Kimsenin zarar görmesini istemedi ve öylece sessiz kaldı günlerce haftalarca. Bir gün yine taktı sepetini koluna tuttu zeytinliğin yolunu. Göresi gelmişti muhacir Ali’yi.

Ağır adımlarla kahvenin önünden geçerken gözleri Ali’yi aradı, ama O yoktu. Yüreğine tarifsiz bir korku saplandı. Civarda yankılanan üç el silah sesi Refika’nın içini yaktı. Ahali sese doğru koştu. Yerde uzanan bedenin etrafını sarmıştı uğultular. Refika kalabalığı yarıp baktı yerde yatana, Ali değildi. Şimdi kime üzülseydi? Yitip giden o ümitsiz köylüye mi, yoksa bir daha hiç kavuşamayacağı muhacir Ali’sine mi? Jandarmalar geldiğinde köyden kimse muhacir Ali demedi. Bir daha da  Ali’yi gören olmadı.

Refika  artık eski Refika değildi. Ne bir tebessüm görüldü o güzel yüzde,ne bir şarkı duyuldu o bülbül seste. Ali’nin aşkı kor gibiyken kalbinde hep şu sözler döküldü dilinden: ‘Güzellik başa bela bahtın güzel olmayınca!’I. Dünya Harbi başladı. Ve ardından Kurtuluş Savaşı. Yunan işgalinde Adatepe’de bir Rum yüzbaşı gördü Refika’yı. Böyle bir güzelliğin tarifi yapılmamıştı o güne kadar. Savaşın sonunda Yunan terk ederken yurdu, yüzbaşı kafasına koymuştu Refika’yı. O’nu da aldı ve arkasına bakmadan gitti. Bir daha güzeller güzelini gören olmadı. Ama onu anmadan gün geçmezdi Adatepe’de.


Yıllar sonra, 1940-50 yılları arası, bir gün elinde çantasıyla ağır adımlarla köy meydanına bir kadın geldi. Ağaç altında oturan bir köylüyle konuşurken köylü onu zeytin gözlerinden tanıdı. Elbet yaşlanmıştı Refika ama O hala çok güzeldi. Eş dostla sohbetlerle hatıralarla birkaç gün geçirdi Adatepe’de. Geçmişteki kötü şeylerden hiç konuşmadı, konuşturmadı. Çoluk çocuğa karışmış, Sakız adasında yaşarmış bunca zamandır. Giderken bu sefer herkesle teker teker helalleşir gibi vedalaştı Refika. Ve belli ki bu son görüşmeydi.5-6 sene önce Onun güzelliğinin son tanığı da 94 yaşında aramızdan ayrıldı. Bu etkileyici hikayenin izini süren, O’nu Sakız Adasında arayanlar oldu. Ama Refika’yı kimse bilmiyor tanımıyordu. Birgün köye, eskiciden bulunan eski bir resimle çıka geldi birisi, Refikayı bulduğunu umut ederek. Öyle anlatılmıştı ki yıllardır, sanki herkes tanıyordu Refika’yı. Göz yaşları içinde ahali resimdeki kadının O olduğunu söyledi.Durun daha bitmedi! Madem herkes resmi onaylıyordu şimdi elde peşinden gidilecek daha somut bir şey vardı. Haydi tekrar adaya. Resimdeki bayanın Yunanistan’ın ilk güzellik kraliçesi olduğu söylentisi kafaları iyice karıştırdı. Kraliçe Refika’ya mı benzer, Refika mı kraliçeye, bilinmez. Görünen o ki, Kaz Dağları her dönem eşsiz güzelliklere ev sahipliği yapmış. Kazdağlarının eteklerindeki köylerde gezerken bir gün sizde bir güzellikle karşılaşacağınıza inanabilirsiniz. (Profesyonel Rehber Pınar Soysal’ın anlatımından)
replica hermes handbags, replica celine bags, Replica Louis Vuitton, canada goose outlet online, Replica Canada Goose Parka Canada Goose parka discount Canada Goose buffalo louis vuitton wallets Moncler Cachalot replica celine Hot woolrich moncler male birkin bag outlet celine mini luggage tote prada handbags online canada goose vest cheap celine trapeze bags canada goose replica prada replica bags hermes women wallet trong>Canada Goose Jacket
replica hermes handbags, celine tote handbags, Replica Louis Vuitton, canada goose outlet toronto factory, Canada goose Oultet sale Cheap online Canada Goose men jacket cheap Canada Goose fake louis vuitton Moncler Doudoune louis vuitton Discounted Canada Goose Moncler Doudoune Homme hermes women purse celine bags prada bags canada goose vest celine trapeze bags canada goose victoria parka prada bags cheap birkin hermes bags trong>Canada Goose Outlet Kijiji
K?b viagra uden Denmark (DK) Viagra Cialis Denmark K?b viagra generisk Viagra Viagra uden recept Viagra uden recept Cialis priser Cialis uden recept